23 Nisan 2009 Perşembe

Bir Çocuk Geldi Geçti İstanbul'dan...


Her şey, tek bir titreyiş içindi…

Duygusuz ve ruhsuz hissediyordu son zamanlarda. Yüzünde, mutluluğu çizmeye alışmış ellerin resmettiği, kusursuz fırça darbeleriyle oluşturulsalar da, o yüzde eğreti duran gülüş motifleri; dilindeyse, kendini kandırdığı yalan zamanlardan kalma atasözleri vardı, kendine nasihatlediği...

Her silkinemeyişte, silkelendi hunharca; her kendiyle yüz yüze gelmeye çalışışta, korktu ve kaybetti yüzlerini…

Şimdi, ardında, harcına aşk kattığı binaların, hayalet kentler oluşturan harabeleri var.

Şimdi, önünde, elekten geçirdiği hayatından ayıkladığı, ağızda kekremsi bir tat bırakan yalanların, sonu görünmeyen ovaları var.

Şimdi, kendinde, hiçbir zaman geri dönemeyeceğini bildiği; ama dönmek için uzun bir süre çabalamaktan, umut etmekten vazgeçmediği anların, anıların, hayatların, ömürlerin korkunç sessizliği var.

Umut yok artık!

Her şey, o titreyişi bir kere daha hissedebilmek içindi…
Ve bu bekleyiş, hiç sona ermeyecek…ti.
Erdi.

13 yorum:

y. dedi ki...

Herzaman en korktuğum şey,acının sinişidir,yataklara,eşyalara ,
eve,kente ve en nihayetinde ruha siner acı.Ve artık ne olsa çıkmayacağını bilirsiniz ,bundan sonrası kabulleniştir.Eğer bunlar kalbin kelimeleriyse ,bişeye tutunmayı denemelisin ,ruhuna sinecek acıdan koşarak kaçmak için.

feanor dedi ki...

//y.: yokluk, uzun zaman önce sindi odama, yatağıma, bedenime. ruhuma sinecek acıdan kaçmak için çok şey yaptım. Şimdi, sadece bitişini kabullendim. Özlüyor muyum? Evet. Ama bitti. Biliyorum artık, devamı hiç gelmeyecek...

Hıdrellezde, o yukarıdaki fotoğrafta benim dileğim de vardı; uzun ömürlü, sağlıklı, mutlu bir ilişkimiz olsun diye... Tutmadı. Kısmet değilmiş :)

İyiyim ama. Paralamıyorum kendimi. Alışıyorum. Alışmalıyım :)

münzevî dedi ki...

Şimdi, ardında, harcına aşk kattığı binaların, hayalet kentler oluşturan harabeleri var.
Bu kadar üzel bir cümleyi okumayalı ne çok zaman oldu bir bilsen..
Hem duydum ki bir minik kuş ağlıyormuş yuvasında, söyle ona ağlamasın..

Bugünü Yaşama Arzu'su dedi ki...

O zaman masalcıdan sana bir Edip Cansever şiiri gelsin... canım benim...herşey geçer ve temizlenir birgün izler...

-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*
Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz birşey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.

Bir kuru rüzgarlandı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiki gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.

Ne kaldı
Farkinda mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı.
-*-*--*-*-*-*-*-*-
Ama biz gündüzleri geceyle kıyaslamıyoruz değil mi? geceleri de daha bir başka seviyoruz. Sevmek önce bir kalbin işiyse eğer önce o kalbi korumalı tüm sislerden. Sevgilerimle

Zeugma dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
eğreltiotu dedi ki...

umudun olduğu yerde acı son bulmaz çocuk. belki de her şey daha güzele doğru yol almaya başladı bile. sadece bekle.

Bekriya dedi ki...

her bitti dediğin şey bittiğinü düşündüğün yerde başlar esasında.

aslında yollar da hep başladıı yerde biter kimse farketmez. dünya dönüyor,insan dönüyor, devir dönüyor :)

öyle halsizim ki yazını sakin kafa ile yine yeniden okucam daha geniş şeyler yazmak için :)

feanor dedi ki...

//münzevi: söyledim. sustum diyor :) teşekkür ederim hem.

//masalcı'm: biz geceleri aşkla seviyoruz. sığınağımız onlar bizim.. buradan da teşekkür ederim sana :)

feanor dedi ki...

//Zeugma: yok benim hala umudum var :) çocuktan yana yok artık sadece. beklemiyorum hiçbir şey; ondan ve "bizden" kalan ne varsa artık, o kalanlardan. Yalnızım yolumda, yürümeye devam ediyorum. Canım yanıyor, ama dünyanın sonu değil sonuçta, geçecek bir gün, ben de biliyorum... Gerçekten bak, biliyorum.

//eğreltim: sanırım gerçekten de öyle oluyor. kaç zaman sonra daha farklı bakıyorum her şeye; şimdime ve geleceğime... En baştan beri bunu yapmalıydım belki de, ama hem keşkeler için çok geç, hem de zararın neresinden dönersen o kadar kar değil mi? :)

feanor dedi ki...

//bekriya: inkar edemem ki. Hala seviyorum, düşünüyorum bazen... Ama bunca zaman boyunca canımı bu denli yakmasının sebebi; sanırım benim "tekrar devam ederiz" umudumdu...

Bir Çocuk geldi İstanbul'a, o tüm umudu aldı götürdü yanında.

Bir aşk düşmüştü gönlüme; bir aşk düştü gönlümden...

Özgül dedi ki...

Aşk Çeşmesinin başında; ne dilenir burada diye düşündüm ve aşktan başka birşey yakışmaz dedim. 5 cente bir aşk diledim kendim için. Birden fazlası için hakkım var mıydı bilmiyorum ama yine de işi şansa bırakmayıp senin için de yeni bir aşk dileseymişim keşke. Benim için biri başlamadan önceki bitmedi hiçbir zaman. Belki sen de benim gibisindir.

beenmaya dedi ki...

hep söylüyorum, yine söylüyorum ya işte aslı erdoğan'dan; insan olmak düşmektir, kalkmaktır da...

şimdi üstünü başını silkeleyip, sarıp yaralarını, ince ince sızlasa da yüreğin umuttan yana çevirip de başını kalkma vaktidir...

feanor dedi ki...

//özgül: senin gibiyim. tek fark, daha çok sevebileceğim biri çıkmadan karşıma, hep aynı kalıyorum. biliyorsun zaten. sağol her daim yanımda olduğun için.

//beenmaya: düştüm. kalktım. düştüm. kalktım. düştüm. kalktım.

nereye kadar?

aşk korkutuyor artık beni.