5 Mayıs 2009 Salı

...

Bir kumbarayım ben şimdi, anlamı bozuk, devrik cümlelerin; kaybolmuş kelimelerin kumbarası. Gün içinde, ellerimle iteliyorum ağzımdan çıkmaya çalışan kelimeleri, gerisin geri; o kadar çok biriktirmişim ki doldum artık, taşıyorum.

Yorgunum. Hiç olmadığım kadar yorgun hissediyorum kendimi. Gözlerimi kapatmak istiyorum bir kere daha uzun zaman ardından; gözlerimi kapasam ve hiç açmasam diyorum, uyusam karanlığa, uyansam sonsuzluğa diyorum; diliyorum ki bıraksam her şeyi ardımda, kendimi de bıraksam, hayatımı da…

Ne gönlüme düşen ne de gönlümden düşen aşklar sebep bu sefer. Ne yalnızlığım, ne de yalnız kalamayışım. Sebebi ne bu boşluğun idrak edemiyorum, ama öylesine sinsi bir boşluk ki, sadece etrafımı değil, bedenimi de sarmış; içimi bile sarmalamış ki, yutkunamıyorum.

Bir sigara alıyorum, bir sigara söndürüyorum. Nefes nefes zehir, nefes nefes zift. Boğulup gitsem şu kör karanlığımda, ya da bıraksam o karanlığı, yayılsa bir kere olsun etrafıma… Kurtulur muyum ki o zaman hep uyumaktan, uyanmak istemeyişlerden?

Ağlıyorum Hıdrellez, ağlıyorum sana; acı ektim, daha nicesi yeşerecek, başka baharlara…

16 yorum:

Sade dedi ki...

boşluk sevgi boşluğu olmasın sevmek ve sevilmek!
Baharlar bitmez, hep bir ümit vardır!

NoSTATIC dedi ki...

i'm in the dark here...

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

acıdan doğar insan...

кıямızıℓı dedi ki...

geçecek canım,bu boşluk bitecek ve öyle bir dolacak ki hayatın,geçmişte kalan herşeyi unutacaksın...

beenmaya dedi ki...

Biriktirdiklerin kendi yüreğinin düşmanı aslında, farkında değil misin? Geçmişi sırtında taşıyarak, sadece kendi duvarlarında yaşayarak, kendini kendinden bile saklayarak hangi hızla, nereye kadar gidebilirsin?

Başka sözlerde, yerlerde, yaşamlarda arama kendi telaşını. Hayat başka bir yerde değilki aslında, senin içinde. Bu yüzden önce kendine anlatmayı dene, kendi duvarlarını yıkıp, kendine dürüst olmayı. Yaşamak önce kendi öykünü yazmaktan başlar. Ertelemekse içindeki yumağı büyütür sadece, oysa acılar anlatıldıkça hafifler ve çözülür, bilmelisin.

son yazımdan alıp da ekledim buraya yağmurun birikmiş enin de içinde anlaşılan yağman lazım...

Karakutu dedi ki...

sonsuz bir kaybolma isteğinde anlamsızlığı her şeyin, yok olsam ya da uyusam da uyansam bahar gelmiş olsa iççekişi..sebep olsa yine iyi, çözümü olmasa da sebebini bilmek iyidir. nedensizliği daha beter. kendine gelmek için neyin geçmesini bilmemek...bunalım, depresyon. diliyorum bahardandır.

eğreltiotu dedi ki...

bahar sendromu diyelim fazla anlam yüklemeyelim. projeler falan hatta. seviorum kuzu seni özledim ayrıca :(

Bugünü Yaşama Arzu'su dedi ki...

Ben o kumbaraya sevgimden biraz atsam:)) Acaba bu çocuk bahara güler mi???

eğreltiotu dedi ki...

sahalara dön bebeeem

y. dedi ki...

sebebsiz boşluklardan korkuyorum ben,kendiminkinden ,seninkinden ,diğerlerininkinden.sanki çaresi bulunamayan bir hastalık gibi,akibeti belirsiz.gene de yüzünü çevir bahara,bak çayırotları var heryerde ,papatyalar sonra... yüzünü çevirme odanın karanlığına,çocuğuz biz hala korkarız karanlıktan.

cizgilidefter dedi ki...

kumbarada birikenler degerli seyler icin kullanilir gunu geldiginde,cocukken her bozuklukta buyuzden siritiriz neseyle.sekerli tadlara,aynali bisikletlere,dondurmalara biriktirirken harcanmaca olmadan hemen sahip olsak o kadar tatli olurlarmi,degerli?

ALIK KIRMIZI BALIK dedi ki...

"ben kırmızılı
anlatsamda blogumun adresini değiştirdim,
artık alık kırmızı balık olarak bu yeni adresimde,devam ediyorum...
bilgilerinize..."

Karōshi dedi ki...

Yeter artık bu kadar... Bekleniyorsunuz beyfendi.. Sen ne yakışıklı ne iyi kalpli ve ne zeki çocuksundur.. ben bilirim.. şimdiiiii.... çok yakında benim özgürlük aylarım başlıyor.. seni daha sık görebileceğim.. akşamüstlerinde bir kafede çay/kahve... minik ucuz barlarda bol bira:) içeceğimiz günlerrrrr... bizi bekliyor.. seni seviyorum Euphoria... unutma..

Brajeshwari dedi ki...

Bunlar seni güzel bir yere çıkarmak için yaşanıyor.Her karanlık mutlaka güzel bir aydınlığa çıkarır insanı.. Sadece takip et yolu...Karanlık bile olsa yılma, içindeki ışıklara tutun, yak onları.. Ve inancınla besle, hıdrellezle gelen baharın içinde besleyecek tohumlarının varlığını...

severim seni.. yazamasam da, ihmal etsemde bazen, bilirsin severim...

Güzel bir muzik seç kendine, dans edebileceğin, hafif salınabilieceğin ve gülümseyebileceğim.. Kapa gözlerini ve gülümseyerek salın biraz..Dağılsın karanlık..

öpüyorum..Kocaman da sarıldım.

Sade dedi ki...

neredesin güzel insan haydi yaz artık çok uzun oldu bu ayrılık!

feanor dedi ki...

bu kadar geç cevap verdiğim için herkesten tek tek özür dilerim...

açıklama yeni yazıda :)

teşekkür ederim bir de hepinize :)

bu blog ve tayfası beni bu kadar mutlu ederken; nasıl kapatabilirim ki? :)