Aslında planım, içinde tek bir şiir barındıran zavallı sayfama bazamın içine sakladığım defterimden bir kaç depresif şiir daha koymaktı bugün. Ama halet-i ruhiyem (evet, bu kelimeyi çok seviyorum; bir de mütemadiyen var) bugün hüzne tüm kapılarını kapadı.Benliğimin bilmem hangi kuytusundaki Manic-Depressive-Mode butonunu OFF konumuna getirdim ben bugün. "E, neyi açtın?" derseniz İngilizce karşılığını tam olarak veremeyeceğim "Hoplak-Zıplak" ve "Böğre-Basılasıca" düğmelerim ON konumunda..!
Sırf İstanbul'da Bilgisayar Mühendisliği okuyayım diye, sistemin değişme yılı olmasına rağmen azmedip tekrar girme kararı aldığım ÖSS'ye Adana'da çalışırken burada kar tatili olmuştu, millet evden dışarı adımını bile atmıyordu haberlerde denildiğine göre. Sonraki sene ben geldim; ve evet, itiraf ediyorum; küresel ısınmayı İstanbul'a ben getirdim, ya da Adana'nın tüm o sıcağını, her neyse! Geldiğim sene azıcık atıştırdı kar; sinir oldum, çıldırdım! Üstüne geçen sene ben Adana'ya gidinceye kadar tutmadı gıcık kar, ben gittim ve arkadaşlarım arayıp çıldırttı beni "Şimdi kardan adam yapıyoruz, sen Adana'da ceketle dolaş daha, eki eki!" şeklinde...
Bu sene gitmiyorum işte İstanbul, kar yağsın da tutsun diye bekliyorum..! Ve karı ilk gören herkes gibi azıcık kar atıştırdığında bile hoplayıp zıplıyorum, "Kar yağıyoooooo!!!" diye bağırıyorum, dilimi çıkarıp kar tanelerini yutuyorum!
Çok mutluyum ve çok da umutluyum; bu sene gidip Gülhane'de kardan adam, kadın, kedi, köpek; her şeyi yapacağım ve diyeceğim ki: "Ben bugün tutmuş kar gördüm!!"