geri dönüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geri dönüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2009 Çarşamba

Uzun Zaman Sonra...



Bu satırları Linköping’teki evimde oturmuş, çayımı yudumlar ve deviantArt’taki yorumlara bakarken yazıyorum. Geri dönmenin vakti gelmişti sanki, devArt’a dönmenin vakti geldiği gibi... Hazirandan beri uğramamışım bu karanlık yere, içimi dökmemişim; dökmeden de yapabilmişim; ne mutlu!

Neden sustum?

En önemli nedenlerden biri ‘O’ artık görmesin diyeydi. Bilmesin ne hissettiğimi, acı çektiğimi hala; ‘O’ çoktan farklı bir yolda yürür ve ardında bıraktıklarını düşünmezken...

Bir diğeri, ‘diğerleri’ görmesin diyeydi. Bundan sonra tanıştığım hiçbir gay’e blogumdan bahsetmemeye kararlıyım. Aylar önce hissettiğiniz her bir acı; misli misli geri dönüyor kıskançlığın ardından çünkü. Kimisi elleriyle kazıyor pıhtısını yaranın; tekrar ve tekrar kanatmak için; kimi zamansa keşfetmeleri yetiyor; yaram zaten kanamaya meyilli. Beenmaya'nın sözüne uyup yaşamaya çalışıyorum artık bu yüzden; "unutmak" diye bir şey yok; "daha nadir hatırlamak" var. Ve "daha nadir" hatırlayana kadar, kimse girmeyecek hayatıma.

Bir diğer neden ise; 'ben' görmeyeyim diyeydi. Uzaklaşmak istedim biraz ‘O’nunla dolu sayfalardan, hayatımdan. Hani ben ‘her şeyi’ ardımda bırakıp geldim ya İsveç’e; blogu da ardımda bırakayım istedim.

Birileri bir şeyleri görmesin diye kaçmak ne anlamsız oysaki. Gönül bildikten sonra neyin ne için acıttığını; sen/ben/o görmüş; ne çıkar, değil mi?

Bir mahlasa veda ettim bugün ben, bunca zamandır O'nu andığım isme. ‘O’ benim yolumun yoldaşı değil artık çünkü; yoldaş olduğumuz zamanların mahlası da ona ait değil bu yüzden...

...

O değil de neyi fark ettim biliyor musun blog? Özlemişim!

Sınavlar, projeler, makaleler ve gezilecek tonlarca şehir derken; yorum yazmayı aksatırsam affola; ama tam teşekkül buradayım artık.

Umarım hoşgelmişimdir; hoşbuldum çünkü...