gelememek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gelememek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2011 Pazar

Memleket, Saniye Teyze ve Diğerleri...



Her Adana yolculuğundan önce aynı şeyi düşünüyorum: “Memlekete gidiyorum.”

“Zaman her şeyi iyileştirir” masalını ne de sever insanlar. Zaman iyileştirir belki yaraları, ama anıları eskitir, bayatlatır.

Yıllardır uğramadığınız bir kente geldiğinizde ilk fark ettiğiniz birkaç kapanan, birkaç da açılan kafe dışında o şehirde pek bir şeyin değişmediğidir.

Ama bir gelişinizde öğrenirsiniz ki komşunuz ölmüş. Hani her geldiğinizde kapısını tıklatıp dakikalarca sarıldığınız, aileniz yazlıktayken yemek yapıp “usta aşçıya” tattırdığınız, gece onda oturup okey oynadığınız, sabah çayına gittiğiniz, kahve falı baktırdığınız… Saniye Teyze yoktur artık, bir daha da hiç olmayacaktır. Sonraki gelişinizde kocasının kederle gülümseyen yüzünü görmemek için ertelersiniz çalmayı, ama eliniz uzanmıştır bir kere kapıya ya; içiniz nasıl burkulur, yüreğiniz nasıl acır.

Bir gelişinizde yıllardır görmediğiniz, görmek için can attığınız eski dostlar, size tek bir saatini ayırmaz; ama yıllardır sizi aramayan, hal hatır sormayan arkadaşlar, memlekette olduğunuzu duyduklarında aramadığınız için size küserler. Kim dosttu, kim düşmandı şaşırırsınız; bir başınalığınızla kalırsınız koca şehirde, bir daha geri dönülemeyecek mutlu zamanların mutsuzluğu eşliğinde...

Bir gelişinizde sevdiğiniz yoktur artık; ama her yerde anılarınız vardır. Anılara sarılmak istersiniz ama buram buram çürümüşlük kokar anılar. Bugün dolmuşa bindiğiniz yer eski sevgilinizin sizi uğurlarken “yanağınızdan öpermiş gibi yaparak dudağınızdan öptüğü yer” idi mesela. Sonra oturduğunuz kafe, tavlada 5-0 yenildiği için size küstüğü, barışmak için yemek ısmarlattığı yerdi. Dudağınızı ısırırsınız ağlamamak için, sorulardan kaçarsınız; içe içe, içinize ağlarsınız. Eve geldiğinizde çok geçtir artık, çünkü göz yaşlarınızın hepsini derinlere akıtmışsınızdır, daha sonra serbestçe çağlayabilsinler diye.

Yoruldum. Yaşlananlardan, ölenlerden, çürüyen anılardan, kapanan kafelerden, bilmediğim mekanlardan, tanımadığım yüzlerden, eski sevgilimle yaşadıklarımı hatırlayıp üzülmekten, koptuğum dostlarımdan, kopamadığım yılışıklardan, dayanamayıp açtığım günlüklerden, “her zaman” ile biten hatıra defterlerinden, fotoğraflardan…

O yüzden…

Her İstanbul yolculuğundan önce aynı şeyi düşünüyorum: “Memlekete dönüyorum.”

- - - 

Görsel: deviantart; Sleep by Neumorin
Şarkı: Mice Parade - Tales of Las Negras