Bugün bölüm jürisine bitirme tezimi sundum. Takım elbisemin altına Adanalı bir cono olduğumu kanıtlarcasına spor ayakkabı giydim, çünkü rugan ayakkabılardan nefret ederim, onlar da benden haz etmezler. Herkes birer babyface olmuşken, ben bilerek azıcık sakal bıraktım yüzümde. Skerler deyip piercingimi de çıkarmadım.
İyiydim, iyi.
Takım elbisemle TAŞ olduğum için, otobüse binip arka sıralara doğru ilerlerken tüm yakışıklı çocuklar yanağımdan makas aldı. Bu bana süper bir moral oldu.
Sunumumu bitirdiğimde ise tüm jüri ayakta alkışladı. Hepsi tek tek elimi sıkıp, “Bugüne kadar dinlediğim en süper sunumdu feanor, adeta yıktın geçtin. Ayrıca çok şık olmuşsun, sunumlardan sonra odamda görüşelim, seksi şey seni” dedi. Kadınları zaten eliyorum, ilgi alanımda değiller; bilgisayar mühendisliğindeki tüm erkek hocalar da 50 yaş üstünde ve dötü göbeği salmış insanlar olduklarından “Kalsın,” dedim, “ama bir çay ısmarlarsanız içerim.” O an, herkes çay ısmarlamak için birbirini itti. Kantin önü adeta bir can pazarıydı.
100 üzerinden 250 aldım; genel ortalamamı da bu güzel sunum sayesinde direkt 4.0 yapacaklar. “Ben sana nasıl DD verdim 3. Sınıfta, üstelik depresyondaydın, kendimden nefret ediyorum!” diyerek ağlayan hoca bile gördüm.
Sonrasında gerçekten sevdiğim iki hoca, eşleri ve iki arkadaşımla beraber bir yerde oturup yemek yedik ve içtik. - ama ben sarhoj değğilim. Hesap 250 TL geldi. Onlar ödedi. Oh.
Özet olarak mutluyum. Şimdi de gidip yatacağım. Zira “sıçtın mavisini” gördüğüm gecelerin sayısı, görmediğim gecelerin sayısını 5e katlıyor.
Bir şiir yazacak olsam tek bir mısradan oluşurdu: “Uykum var.”
Hepinizi AA ile öpüyorum.
- - -
Görsel: deviantart; Thumbs Up by Aurrum
Şarkı: grooveshark; The Fratellis - Chelsea Dagger