1,5 yıl ardından ilk defa gitti elim o dosyaya; öylece, kendiliğinden. Tarihlerine göre sıralanmış onlarca video, yüzlerce resim, binlerce kelimeden oluşmuş MSN konuşmaları…
Ağlamak için baktım fotoğrafların hepsine tek tek; yetmeyince ağlarsam rahatlarım diye izledim tüm videoları baştan sona; yetmeyince “belki şimdi” diyerek okudum tüm yazışmalarımızı…
Ama ağlamadım. Ağlayamadım. Gülümsedim, hem de bolca.
Şu an inanılmaz bir biçimde huzur doluyum. Bunca zaman sonra “o zamanki kendime” baktım da; ne kadar da gerizekalıymışım! :)
Bugüne kadar “Ben aşka aşığım, onunla yaşadıklarımızı istiyorum, özlüyorum!” diyordum. Şimdi o günlere geri dönmek, istediğim en son şey. 19 yaşındaki o ergen çocuk değilim ki ben artık; bir sevgilim olsa o şekilde davranmam, o kavgaları etmem, o sözleri söylemem, o şeyleri istemem… “Tüm olumsuzlukları bir yana bırakarak…” demiyorum; tüm olumsuzluklarıyla hepsi mükemmel anılar; o kadar çok gülümsedim ve hatta yer yer kahkaha attım ki şu an yanak kaslarım ağrıyor; ama hepsi birer anı olarak kalmak zorundalar. Çünkü ben bambaşkayım; biliyorum ki o da bambaşka.
Yazmamıştım buraya ama bu cumartesi bir ortak arkadaşın doğumgünü vesilesiyle görüşüyoruz Çocukla. Sanki eski sevgilimi görecekmişim gibi değil de, yepyeni bir insanla tanışacakmış gibi hissediyorum şimdi. Ve bunu hissedebilmek, hayatımda beni en çok mutlu eden şeylerden biri.
Üzgünüz seyirciler, sizleri şaşırtıyoruz. Şubat Depresyonu adlı dizimiz bugün itibariyle sona erdi. Bir daha hiçbir Şubat’da yeni sezonlarla gelmemek üzere bitti.
Çünkü hayat devam ediyor ve geride bıraktıklarımız bizi yalnızca mutlu etmeli.
- - -
Görsel: Bilgisayarda olan - ve sonunda silinen fotoğraflardan biri.
Şarkı: grooveshark; The Courteeners - Not Nineteen Forever (daha iyi bir şarkı gitmezdi :))