9 Nisan 2012 Pazartesi

Neyin Kafasında Olduğumu Bazen Ben Bile Anlamıyorum...


Vibrations In Air by Josh Pyke on Grooveshark 

“Zaten sen hep depresiftin...” diyor, “sadece seninki... nasıl diyeyim... hah, gizli depresyondu! Alttan alttan gelen, biriken, yavaşça dolan... Taşmasına vardır daha be?”

En dip nedir/neresidir? Sürekli düştüğüm karanlığın bir sonu var mı diye merak ediyorum bazen. Hani tok bir sesle vuracak mı bir gün bedenim yere, paramparça olacak mı? Çünkü hep diyorum ki, “En dibe varabilsem bir, onun acısını bir çekebilsem; yavaş yavaş yükseleceğim sonra, tırnaklarımı bulduğum ilk somut şeye geçire geçire; yukarı, yukarı, hep daha yukarı...” 

Ama olmuyor işte, sonu yok bu düşüşün.

Biliyorum; belki yarın, belki de bundan 20 yıl sonra; (o zamana gazete kalmışsa eğer) 3. Sayfa haberlerinde boy göstereceğim: “Evinde ölü bulundu!” ya da ne bileyim, “350. Kattan atladı!”

O zamana kadar 350 katlı bina yaparlar mı dersin?

Sabah servisle işe giderken kafamı cama yaslayıp nasıl intihar edebileceğimi düşünüyorum. Cam titriyor, kafam yavaş yavaş çarpıyor cama, hatta bazen acıtıyor. İlaç içsem beni bulamazlar baya uzun süre; şişer ve kokarım, bildiğin iğrenç. Kendimi atsam beyin parçalarımı çiçeklerin üstünden toplarlar. Beyinler tohuma, tohumlar fidana, fidanlar ağaca dönmeli yurdumda. Bu da iğrenç. Sikeyim.

Hayatım boyunca yaşadığım tüm o güzel şeyleri unutuyorum ben. Hep kötü şeyler yer ediniyor kendine hafızamda. Böyle olunca ne İsveç’teki günlerimi hatırlayabiliyorum, ne ilk öpüşmemi. Sanki 24 yıllık boktan bir hayatım varmış gibi. Sanki ergenlikten hiç çıkamamışım gibi. Sanki kurumsal bir emo olmuşum gibi. Hayat çok zor falan yağne. Dostum.

Biz ölünce n’oluyor acaba. Cehennem varsa sıçarım, 100 milyon yıl yansam çıkamam oradan galiba. Ortalarda enerji olarak dolaşsak daha fena. Ben istiyorum ki bitsin. Hiç olmasın. Olmayım. Olmasınlar.

Çok yoruldum ben lan. 

Gidip uyuyayım ben iyisi mi, bolca uyumak en güzeli, di mi?

--

Görsel: facebookta birinden çaldım
Şarkı: grooveshark; Josh Pyke - Vibrations in Air (youtube'da dinlemek için tık)

10 yorum:

derkenar dedi ki...

şu saatte, bu yazı ve şarkı, bedenimde lise yıllarımda bir hevesle açtığım radyoda denk geldiğim müthiş şarkıların etkisini yarattı.. genellikle isimlerini bulamaz, bir daha da o şarkılara denk gelemezdim. dinlemeye başladıktan sonra hemen unuttum ismini şarkının, bakmıycam bir daha da. güzel bir etki,
hüzünlü bir yazı, yoğun duygu durumları.. ama sakin.
mutluluk var totalinde..
atladığın gün fotoğrafını ben çekeyim, havadayken..

feanor dedi ki...

/* Derkenar: İstanbul'a gelirsen haber ver o zaman :) */

Adsız dedi ki...

nesquik yerken matrix'in soundtrack'ini dinliyorum amk. hangimiz daha ergen, sen mi ben mi?

feanor dedi ki...

/* adsız: HEPİMİZ ERGENİZ! */

rengarenklerin dedi ki...

dibe çöküp orda kalma ihtimali de var. bunu göze almak yerine, derin sulardan çıkar gibi kendini sürekli yukarı itmek gerek. bence yani.

Elif Ayvaz dedi ki...

En dibe vurmadan yüzeye çıkamazsın zaten.

Ha bir de uyumak en iyi unutma yöntemidir, evet.

Kabil dedi ki...

uyanamazsın inş. aısofhjasuı

feanor dedi ki...

/* rengarenklerin: Çökmedim, kalmadım; çok şükür :) Teşekkürler! */

feanor dedi ki...

/* Elif Ayvaz: Sanırım en dibe vurmak mümkün değil, bilemiyorum. Dipsiz gibi birşey işte... :) */

feanor dedi ki...

/*Kabil: Çok kötüsün!!! */